1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nun 28’inci maddesinde; “Ortaöğretimin amaç ve görevleri, Millî Eğitimin genel amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak,
1- Bütün öğrencilere ortaöğretim seviyesinde asgari ortak bir genel kültür vermek suretiyle onlara kişi ve toplum sorunlarını tanımak, çözüm yolları aramak ve yurdun iktisadi sosyal ve kültürel kalkınmasına katkıda bulunmak bilincini ve gücünü kazandırmak,
2- Öğrencileri, çeşitli program ve okullarla ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve doğrultusunda yüksek öğretime veya hem mesleğe hem de yüksek öğretime veya hayata ve iş alanlarına hazırlamaktır.”
şeklinde ifade edilmekte, “Bu görevler yerine getirilirken öğrencilerin istekleri ve kabiliyetleri ile toplum ihtiyaçları arasında denge sağlanır.” denilmektedir.
Bireyin hayatta mutlu olması bir anlamda kendi özelliklerine uygun doyum sağlayacağı meslek seçmesine bağlıdır. Bu itibarla, öğrencilerimizin ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirilip üst öğretim programlarına geçişlerinin sağlanmasında rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin önemi büyüktür.
İnsan kendini yetiştirirken önemli ya da önemsiz farkında olmadan birtakım tercihler yapmakta, kararlar alabilmektedir. Kişilere karar sürecinde daha çok bilinçli davranmaları, dış baskılardan ve iç çatışmalardan uzak olmaları konularında yardımcı olmak rehberliğin önemli amaçlarından birisidir. Bu anlamda ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, ilgi, yetenek ve istidatları göz önüne alınarak, durumlarına uygun alanlara yönlendirilmeleri önem arz etmektedir.
Yönlendirme yapılırken okuldaki yöneticiler, rehber öğretmenler veya bu görevi üstlenen branş öğretmenlerince, velilerle de işbirliği yapılmak suretiyle öğrencilerin yüksek öğretime yerleşmede avantajlı olacakları programlara hangi alanlardan mezun olanların yerleşebilecekleri konusunda bilgilendirilmeleri, alan seçiminde duygusallıktan uzak, gerçekçi olarak yönelmeleri temin edilmelidir.
Eğitimde kalitenin arttırılmasına yönelik çalışmalarda değerlendirilmek amacıyla, ÖSYM’nin http://www.osym.gov.tr internet adresinde yayımlanan 2008 ÖSS sonuçları incelenmiş ve Türkiye ortalamalarının;
ÖSS-SAY-1 194.207
ÖSS-SAY-2 205.787
ÖSS-SÖZ-1 217.630
ÖSS-SÖZ-2 203.730
ÖSS- EA- 1 213.734
ÖSS- EA- 2 202.928
olduğu görülmektedir.
Yukarıda belirtilen puan türlerine göre ilin başarı oranının, Türkiye ortalamasının üzerinde veya altında olma durumu da dikkate alınarak, başarısı Türkiye ortalamasının üzerinde olan illerde bu başarının daha da arttırılması için çalışmalar sürdürülecek, başarısı Türkiye ortalamasının altında olan illerde ise başarının Türkiye ortalaması düzeyine çıkarılması ve yükseltilmesi için il düzeyinde başarısızlık nedenleri araştırılacak, geliştirme ve iyileştirme çalışmalarına ağırlık verilecektir.
Ayrıca okullar bazında da okul türlerine göre Türkiye ve il ortalaması esas alınarak gerekli değerlendirme çalışmaları yapılacak ve başarının arttırılmasına yönelik alınması gereken tüm tedbirler alınacaktır.
Diğer taraftan, başta eğitim kurumlarımızda görevli yönetici ve öğretmenlerimiz olmak üzere eğitimle ilgili herkes, kalite ve başarının arttırılmasına yönelik gerek kurumsal gerekse bireysel olarak sürekli öz değerlendirme yaparak, kendilerini yenileme gayreti içinde olacaklardır.
MEB; 03.02.2009 |